Ramazan ayı olunca insan açlığın neme nem bir şey olduğunu yakinen hissediyor.
Bu ayda daha çok yardımlaşma ve dayanışma hissi ve duyarlılığı insanın ruhunu kuşatıyor..
Hz peygamber( S.A.V ) efendimizin Meşhur bir Hadisi var ‘ Komşusu açken kendisi tok yatan bizden değildir’
Eskiden yerleşim yerleri daha küçük sayıca az köy ve mahallelerden oluşuyordu , İnsanlar birbirlerini tanıyorlar kim yoksul , kim fakir ,kim ihtiyaç sahibi birbirlerini gözetiyorlar iyi komşuluk ilişkisi kurup İslam’ın vaaz ettiği komşuluk ilişkisini yaşıyorlardı .
Endüstri devrimi , kırsaldan şehirlere göç ile büyükşehirlerin oluşmasına neden oldu.
Büyük şehirlerde mahalle nüfusları ise nerdeyse küçük bir şehir kadar.
Aynı apartmanda oturan insanlar birbirlerini tanımıyorlar. Kimin aç, kimin tok kimin bir şeye ihtiyacı var, aynı apartman ,sokak ve mahalle içerisinde bilinmiyor
Hatta şöyle bir espri oluşmuş durumda Müslümanlar bir milyon dolarlık dairelerde neden oturur cevap komşusu açken tok yatan olmamak için .
Varoşlarda biraz daha gecekondu gibi yerleşim yerlerinde insanlar merkezde sitelerde oturanlara nazaran birbirlerini daha iyi tanıyorlar…
Büyük şehirlerdeki bu sıkıntıyı sorunu hafifletmek için bir önerim var , aslında güzel örnekleri de azda olsa var benimkisi daha ziyade bu güzel örnekleri kurumsal hale getirme önerisi ;
Yeniden İslam toplumu oluşturmak veya Müslüman olarak dinimizin bize emrettiği sosyal dayanışmayı yaşamak için Küçük ama kar topu gibi büyüyerek toplumu kuşatacak bir yapıyı oluşturmalıyız .
Yapıyı temelden inşa etmek gerekir, temelden İslam toplumunun ortak alanı mescitler ve camilerdir.
Her mahallede aşağı yukarı bir cami yaptırma derneği var Camiler yapılınca derneğin işi bitmiyor caminin sürekli ihtiyaçları için devam ediyor.
Derneklerce yapılacak yeni camiler Diyanet İşleri başkanlığınca onaylı ,altında sosyal donatılar olan camiler olmalı, altların da mutlaka aşevi veya dışarıdan gelen yemekleri dağıtılabilecek burada yemek isteyenlerin yiyecekleri bir mekan olmalı, Diyarbakır da gördüm Ahmedi Hani camii içinde bir taziye evi olarak kullanılan bölümde vardı .
kullanılmayan eşyaları toplayacak bir sistem olmalı, elbisedir ayakkabıdır bu bağışı yapacak insanların vereceği eşyaların toplanılması için alan olmalı ,ayrıca burada erkeklerin veya kadınların banyo yapabilecekleri duş alabilecekleri kabinler olması lazım .
Böylece başı darda kalan sıkışan karnı aç olan bir şeye ihtiyacı olan bu derneklere bu külliyeye müracaat ederek Mahallesinde Veya yolda kalmış insanlar bu derneklere müracaat ederek ihtiyaçları giderilebilir.
Bakara 177 : Yüzlerinizi doğudan yana ve batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir; Lakin iyi olan, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitap’a, peygamberlere inanan, O’nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve köleler uğrunda mal veren, namaz kılan, zekat veren ve asitleştiklerinde ahitlerine vefa gösterenler, zorda,
Author Profile
Latest entries
Ahmet MermerŞubat 21, 2026İSLAM TOPLUMUNU YENİDEN İNŞAA ETMEK..
